|
Bir kahve içecek zamanımız olmadı |
|
|
|

|
Bir kahve içecek zamanımız olsaydı
Hayatın riyasız resmini çizerdim sana
Belki şiir söylerdim
Gözlerini kıskanırken çiçekler
Ben geceyi dinlerdim.
Bir kahve içecek zamanımız olsaydı Kırk yılın hatrını sorardım sana Hem aşka, hem hayata bir şerh düşerdim Gözlerinle kavrulmadan kainat Eriyerek için için pişerdim.
Bir kahve içecek zamanımız olsaydı Hiç konuşmadan sus-pus bakardım sana Gecenin karanlığı utanırdı yanında Yüzlerce güneşi doğdururdun sen Bir tek gülüşünle; hemen, anında
Bir kahve içecek zamanımız olsaydı Belki vuslatı anlatırdım sana, vuslatı Biz mi kahve içerdik kahve mi bizi Dudağımda titrek titrek bir dua: “Allah’ım bırakma ellerimizi”
Bir kahve içecek zamanımız olsaydı O gece içimi dökerdim sana Yüreğimde kor ateşin işi ne Gözlerime doğru uçsun turnalar Alışır mıyım ki ben gidişine
Bir kahve içecek zamanımız olsaydı Gökteki yıldızları toplardım sana Ne mehtap kalırdı, ne ay Bir kahve içecek zamanımız olmadı Neye sayarsan say!
Mehmet Ekici
|